29 Nisan 2017 Cumartesi

Özet Bir ''İbrahim Kalın'' Analizi




İktidarıyla, muhalefetiyle; cehalet ve rezalet fışkıran Türkiye iç siyasetinde; apolitik bir çizgideyim artık..Bu tabloda; gerçekten çok yönlü ve birikim sahibi bir adamın varlığı dikkatimi çekiyor…İbrahim Kalın. Madem bundan sonra seçimlerin pek bir anlamı kalmadı; öyleyse ülkemizin geleceği için, sonraki dönem için en zeki ve derinlikli karakteri düşünmek gerekiyor kanımca..Zamanı geldiğinde; bürokrasiden siyasete geçip ülkeyi yönetmeye talip olması mantıklı olabilir…Külhanbeyi tripleri? Yok..Bağırıp çağırarak siyaset yapmak? Yok…E diploması da yüksek ihtimal  gerçek. : ] Çünkü Türkiye’deki görevlerinden önce Amerika’da akademisyenlik yapıyordu..Özlem duyduğumuz "politikacıda entellektüelite ve anlayış" kırıntılarını ve kokusunu biraz alıp hissedebilelim ve hiç olmazsa kültür ve sanat adına birşeyler yapılabilsin..Ayrıca adam Nba takipçisi, müzisyen, filozof, fotoğrafçı, üniversite hocası, tarihçi, yazar, Marks'tan, Platon'dan ve Farabi'den örneklemelerle konuşan, en iyisi de; dil bilmeyen yöneticler yerine; bir kaç yabancı dili anadili gibi bilen biri olması ve dahası ingilizce aksanının da uluslararası sempozyumlarda-toplantılarda göze batmayacak kadar iyi olması...



Akla; böyle zeki ve kültür fışkıran bir adamın ne işi var malum partide, başka bir yerde siyaset yapsa O’na çok daha uygun olur" gibi düşünceleri getirmiş olsa da, o başka yerin de hangisi olabileceği açıkçası bende artık hiç net değil..Siyasi olarak o kadar faza hayal kırıklığına uğradım ki..Ama bir yandan da; başkanlık sistemine mahkum bırakıldığımız bu dönemde, böyle bir insanın varolması; en azından Suudi Arabistan veya İran kadar bağnazlığa saplanmayacağımız konusunda umut ışığı olmuştur...Belki de kendisi de mevcut cahil dinbazlardan pek de bi cacık olmayacağını anlamış olmalı ki Amerika'daki akademisyenlik görevini bırakarak gelip burda belki de o sorumlulukla devlet adamlığına soyunmuş..Sabırla ilerde bir sonraki başkan olmayı düşündüğünü umudediyorum. Zira katıldığı bir programda; çok yönlü oluşuna şaşırmak değil, asıl çok yönlü oluşuna şaşırılmasına şaşırmak gerektiğini ve bir devlet adamının normalde en asgari düzeyinin/vasatınının bu seviyede bir kültürel zenginlik sahibi olması gerektiğini söyleyerek, sözcüsü olduğu partideki vasıfsızlara, çaktırmadan ve inceden giydirmeyi ve cahil olarak yaftalamayı da ihmal etmemiştir : ] 

Kendisinin bence tek eksiği; Kuran'ı çok önceden okuduğu belli olsa da, hadis sanılan sözleri ALLAH'ın kitabından daha çok zikretmesi sanırım. Kuran bilgisini mutlaka modern çevirilere göre tekrar güncellemeli. Olur da bu yazımı okursa; özellikle de Muhammed Esed, Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk, Mustafa Arıcan Ayas, Erhan Aktaş, Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan, Bayraktar Bayraklı ve Süleymaniye Vakfı Çevirisi gibi çevirilerden karşılaştırarak okuyup faydalanmasını öneririm kendisine.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder